2 Kasım 2012 Cuma

KISKANÇLIĞI YENMENİN YOLLARI

   Kıskançlık, dozunun hayati olduğu bir duygudur. Ufak kıskançlıklar ilişkiyi ateşlerken, doz aşımında bitme noktasına getirebilir. Hayatı iki taraf içinde çekilmez kılar. Kıskanılan taraf hep çok zor durumda olduğunu savunur. Öyledir de... Ama atladığı bir şey vardır ki o da kıskananın çok daha zor durumda olduğudur..!

     Kıskanan tarafta:

  • Aşırı terleme ve hızlı soluk alıp verme, titreme,
  • Yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, kas tutulmaları,
  • Acı, kızgınlık, suçluluk duygusu, kin, üzüntü, haset, keder,
  • Paranoya, özgüven eksikliği gibi duygular başlar.
    Kıskançlığı yenmek çok zordur ve zaman alır. Sabırlı ve kararlı olmalısınız. Yapılabilecekleri okuduğunuz anda her şeyin değişmeyeceğini kabullenin. Kesinlikle azimli olmalısınız, bunun ilişkinizi ne kadar yıprattığını unutmayın. Gelelim kıskançlık duygusunun sizi esir etmemesi için yapmanız gerekenlere:
  • Eşinize güvenin: İnternette forumlarda, kıskanç olduğunu söyleyen kadınların, %99 'unun söylediği şey "bugüne kadar bir şeyini yakalamadım". O zaman neymiş; eşimize güvenmek zorundayız. Evet zorundayız çünkü zaten aldatmak isteyen biri bunu mutlaka bir fırsat bulur yapar. Eşinize koşulsuz şartsız güvenin. Sizin güvenmemeniz, hiçbir şeyin önlemi olamaz nasılsa.
  • Kendinize güvenin: Değerli olduğunuzu unutmayın.
  • Çevrenizdeki sizden daha başarılı ya da güzel kadınları tehdit unsuru olarak görmeyin: Etrafınızda elbette sizden daha güzel ya da başarılı kadınlar olabilir. Ama unutmayın bir çok kadın kendinden hiç de güzel olmayan bir kadın için terkedildi. Erkeklerin kadınlarda aradığı şeyin her zaman bunlar olmadığını unutmayın.
  • Cilveli olun: aşkınızı yaşatmak için çaba harcayın; çoluk çocuğa-işe güce dalıp eşinizi ihmal etmeyin. Sizden beklemediği sürprizler yaparak onu şaşırtın.
  • Eğer geçerli bir mazeretiniz yoksa kıskandığınızı belli etmeden, tepki vermeden önce, iyice düşünerek kendinizi haksız çıkarmaya çalışın: Emin olun bunu yaparsanız, bir çok kıskançlığınızın ne kadar yersiz olduğunu göreceksiniz.
  • Herşeye tepki vermeyin: Bırakın televizyondaki, gazetedeki güzel kadınlara baksın, yanında olan sizsiniz. Ayrıca güzel kadınlara biz bile bakmıyor muyuz? Bunlara tepki vermemek için başta çok zorlansanız da, zamanla umrunuzda olmamaya başladığını görüp şaşıracaksınız.
  • Eşinizi uyandırmayın: çevresinde ona bakan kadınları, işyerinde ona asılan kadınları, kim bilir kaç kere eşiniz farkında olmadığı halde farkettirdiğinizi hiç düşündünüz mü? Tabiri caizse "eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmeyin" :).
  • Kendinize özen gösterin: Sürekli bakımlı olmaya özen gösterin, kendinizde değişiklikler yapın, hobiler edinin, başarılı bir şeyler yapmaya çalışın bu özgüveninizi yükseltecek daha az kıskanmanızı sağlayacaktır.
  • Hayatınızı eşinize odaklamayın: Eşinizin bekçiliğini yapmayın, akşamları komşunuza-ailenize gidin. Eşiniz için sorun değilse kız arkadaşlarınızla sinemaya gidin. Ama tüm bunları yaparken; sürekli eşinizin ne yaptığını düşünüp, ikide bir arayıp, yaşadığınız anı kendinize de eşinize de zehir etmeyin.
  • Eşinizden yardım isteyin: "Seni bunalttığımın, haksızlık ettiğimin farkındayım ama bana yardımcı olur musun?" şeklinde bir yaklaşım eşinizin size daha anlayışlı olmasını sağlayacaktır. Gece telefonu çalarsa ya da mesaj gelirse size göstermesini isteyin mesela ve "Bakıp bir şey olmadığını gördükçe senden artık  bu konuda şüphelenmeyeceğim ve böyle bir şey istemeyeceğim" deyin mesela. Böylece hem siz direk suçlamayacaksınız ve birden kavgaya dönüşmeyecek hem de eşiniz bunların bir gün biteceğini bilerek daha sabırlı olacaktır.
  • Eşiniz bir gün sizi aldatırsa en çok onun kaybedeceğini unutmayın: Emin olun, aldatılırsanız sizden birşey  eksilmez. Etrafınıza rezil olan siz olmazsınız, alçalan siz olmazsınız, eksik ve yetersiz olan taraf siz olmazsınız ve bunu yapan biri için de üzülmenize değmez. 
    Şunu unutmayın! Bunu yapmak isteyen birine siz ne yaparsanız yapın engel olamazsınız... Ama mahkeme de bile suçu ispatlanana kadar herkes masumdur. Kanıtınız yokken eşinize hapis hayatı yaşatmayın.




Hiç yorum yok:

Blogroll